Diyarbakır, tarihi zenginlikleri ve kültürel mirası ile bilinen bir şehir. Ancak, son günlerde şehrin tarihini sarsacak ilginç bir gelişme yaşandı. Sadece mimari yapısıyla değil, tarihi geçmişiyle de dikkat çeken Saint George Kilisesi’ne ait, daha önce tartışmalara neden olan bazı iddiaları çürüten bir kitabe bulundu. Bu kitabe, kilisenin hiçbir zaman hamam olarak kullanılmadığını ispatlayan önemli bir belge niteliğinde.
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bulunan Saint George Kilisesi, 4. yüzyılda inşa edilmiştir. Doğu ve Batı kültürlerinin buluşma noktası olan bu tarihi yapı, Hristiyanlık tarihinde önemli bir yere sahiptir. Ermeni Ortodoks Kilisesi'ne ait olan bu yapı, yıllar boyunca birçok restorasyon çalışmasına tabi tutuldu. Ancak, son yıllarda bazı çevreler, kilisenin bir hamam olarak kullanıldığı yönünde iddialarda bulunmuştu. Bu iddialar, şehrin tarihi ve kültürel mirasına zarar verme potansiyeli taşıdığından endişe yaratıyordu.
2019 yılında yapılan araştırmalar ve kazı çalışmaları sırasında, kilisenin iç kısmında bazı kalıntılar bulundu. Bu kalıntılar, hamam olarak kullanıldığını iddia edenlere karşı bir delil niteliğindeydi. Ancak, yeni bulunan kitabe bu tartışmalara son noktayı koyan bir belge olarak ortaya çıktı. Kitabenin içeriği, kilisenin tarihine ışık tutarken aynı zamanda bölgedeki inanç ve kültür yapılarına dair de önemli bilgiler sunuyor.
Son günlerde ortaya çıkan kitabe, yine Diyarbakır Arkeoloji Müzesi'nde yapılan incelemeler aracılığıyla gün yüzüne çıkarıldı. İki dilli olarak yazılmış olan bu kitabe, Grekçe ve Ermenice ifadeler içermesiyle dikkat çekiyor. Kitabede, kilisenin inşa tarihinin yanısıra dini etkinliklerin geçerli olduğu zaman dilimlerini, kilisenin gerçek amacını net bir şekilde belirtmektedir. Ayrıca bu kitabe, kilisenin tarihi boyunca hiç hamam olarak kullanılmadığına dair açık bir ifade barındırıyor.
Uzmanlar, kitabenin bulunmasının, sadece Diyarbakır için değil, tüm dünya üzerindeki Hristiyan tarihi açısından büyük bir önem taşıdığını belirtiyor. Çünkü bu tür buluntular, geçmişin doğru bir şekilde anlaşılmasını ve tarihsel gerçeklerin gün yüzüne çıkmasını sağlıyor. Ayrıca kitabe, yerel halkın kültürel mirasına olan bağlılığını bir nebze olsun güçlendiriyor. Böylece, geçmişle bugünü birleştiren bir köprü vazifesi görüyor.
Kitabenin bulunması, yerel yönetimler ve kültürel miras uzmanları tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı. Diyarbakır Belediye Başkanı, kültürel mirasının önemine vurgu yaparak, ilerleyen dönemlerde Saint George Kilisesi'nin korunması için daha fazla önlem alacaklarını ifade etti. Kilisenin etrafındaki bölgede yapılacak olan restorasyon çalışmaları, bu tür tarihi ve kültürel yapıların daha iyi anlaşılmasına ve korunmasına katkı sağlayacak. Ayrıca bu çalışmalar, yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekecek şekilde planlanacak.
Bölge halkı ise bu gelişmelere oldukça heyecanla yaklaşıyor. Tarihine sahip çıkan ve geçmişiyle barışık bir toplum olmanın önemini öne çıkaran yerel sakinler, bu kitabenin ortaya çıkmasını, Diyarbakır’ın tarihi kimliğine önemli bir katkı sağladığını düşünüyorlar. Yerel STK’lar ve kültürel miras savunucuları, kilisenin korunmasının yanı sıra, bu tür belgelerin de daha fazla araştırılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Sonuç olarak, Diyarbakır'da bulunan Saint George Kilisesi'ne ait bu tarihi kitabe, hem tarihi gerçeklerin gün yüzüne çıkmasını sağlıyor hem de bölgenin kültürel zenginliğini ön plana çıkarıyor. Kitabe ile birlikte, kilisenin tarihine dair tartışmalar sona erecek gibi görünüyor. Gelecek dönemde bu tür buluntuların, bölgenin tarihine ve kültürel kimliğine katkı sağlaması bekleniyor. Bu tür çalışmalar, hem akademik camia için hem de genel halk için büyük önem taşıyor.